Dans Sporu
20. yüzyılın başlarında, fransız girişimci Camile de Rhynal ve muhteşem dansçıların sosyal bir rekabete girmeleri, balo salonlarını da buluşma yerlerine dönüştürmeleri sonucunda dans gerçek bir spor haline dönüştü.
Uluslararası katılımlı ilk Tango turnuvası 1907 yılında Fransa’nın Nice kentinde gerçekleşti. Paris, Berlin ve Londra’da düzenlenen salon şampiyonaları da ardından geldi. Fransa, Almanya ve İngiltere’nin bu sporu teşvik etmeleriyle; sosyalliği, artistiği ve dinamizmi ile ön plana çıkan 1920′li yıllarla (Roaring Twenties) mükemmel bir uyuma büründü.
Almanya’nın Bad Nauheim kasabasında, 1936 yılında gerçekten ismine layık olan “Dünya Şampiyonası” düzenlendi. Yarışmaya onbeş ülke ve üç kıtadan yarışmacılar dahil oldu. İkinci Dünya Savaşı çoğu dans yarışmasını durdurma noktasına getirse bile yeni bir spor doğdu. Zamanın ritimlerine ayak uydurmayı başardı.
Günümüzde Dans Sporu
1980′lerin başlarında, Uluslararası Dans Federasyonu “Dans Sporu” terimini ortaya çıkardı. Yapısındaki “Spor”, genel olarak kabul edilmiş tanımlarıyla tutarlılığı hedeflerken; “Dans”, ayırt edici sanatsal imgesi olarak kalmıştır.
Dans Sporu, önceden “Yarışma Salon Dansları” olarak bilinen gelenek ve tarzını korumaktan gurur duymaktadır. Fakat ikincisinin o ince çizgilerini hayli kaybetmiştir. Günümüzde, spor tabanlı kültüre adapte edilmiş ve samimi rekabetçi yapısıyla bir çok farklı dans stili, bu türün adına dahil olmuştur.
Dans Sporu, kolaylıkla erişilebilmesi, sosyal olması, katılımcıların fiziksel zindeliğini ve ruhsal mutluluğunu sağlaması, her seviyede sonuç elde edilebilmesi ve etkileyici olması gibi her şeyi kapsayan bir etkinliğin markası olmuştur. Her insan müzikle hareket etme yeteneğine sahiptir. Ve dans, her türlü yaş, kültür ve cinsiyet engellerini aşar.
Çocuklarla Dans Sporu
04-05 yaşlarındaki bir çocuk, okul ve sıra hayatının etkisi ve başarısızlık korkusu ile birlikte eğitim çağında dik duruşunu kaybetmeye başlar. Duruş bozuklukları, psikolojik ve fiziksel sağlık üzerinde çok büyük olumsuzluklar yaratır.
Duruş, özgüven ve ifadeyi doğrudan etkilediği gibi; yanlış duruş da, iç ve dış hastalıklara davetiye çıkarır. Yere doğru basmak, sırt (bel ve boyun) bölgesinin bilinçli kullanımı; ileride oluşabilecek taban düşüklüğü, menüsküs, fıtık, kireçlenme, disk kayması gibi rahatsızlıkları kökten engeller.
Nefes ve duruş bilgisini erken yaşlardan itibaren doğru öğrenen bir çocuk duygusal ve fiziksel sağlığı üzerinde eşi bulunmaz bir avantaj kazanır. Zihin eğitimine verilen önemi dengelemek amacıyla tasarlanan bu program, çocuklarımıza beden kullanımı ile ilgili sağlıklı alışkanlıklar kazandırmak üzerine kuruludur.
Çocuklar İçin Temel Vücut ve Hareket Eğitimi
- Temel Duruş, Çizgi ve Vücut bilgisi
- Akıl Vücut Koordinasyonu
- Hareket Becerisi
- Esneklik
- Denge
- Yaratıcılık
- Uyum
- İfade
Dansın Sağlık Açısından Faydaları
Dansın vücuda etkilerini bölgesel ve genel olarak iki ana başlık altında toplayabiliriz;
Dansın bölgesel etkileri, hareketin belirli bir bölgeyi çalıştırması sonucu gözlemlenir. Kaslar büyür, zamanla genişler ve yağ dokusu azalmaya başlar.
Bir de vücuda fizyolojik etkisi söz konusudur. Dans sırasında vücut ısınır, metabolizma daha hızlı çalışır ve kalp atışlarımız hızlanır. Buna bağlı olarak da kan dolaşımımız artar. Böylece kaslara, beyne ve diğer vücut organlarına yeterli derecede kan pompalanır.
Ayrıca dans; fiziksel bir aerobik egzersiz olduğu için; kan, sinir, dolaşım ve solunum sistemleri birbiriyle koordineli bir şekilde çalışır. Vücutta hormonların dengeli bir şekilde dağılmasına yardımcı olur, sindirim sisteminde ortaya çıkan sorunlarında azalmasını sağlar, özellikle midede oluşan rahatsız edici asidi azaltır, kalp hastalığı riskini azaltır ve kan basıncını düşürür. Çevikliği ve uyanıklığı korumaya yardım eder. Beynin tembelleşmesini önler. Beyin, genel müzik sinyalini kaslara gereken emirleri vermek için anında alır ve kısa bir zaman dilimi içinde vücut bu uyarıya cevap verir. Bu nedenle uzmanlar unutkanlık gibi beyinsel yaşlılık sinyalleri gösteren kişilere dans etmeyi önerir.
Dans, tedavi amaçlı da kullanılır. Vücudun yeniden hareket kazanabilmesi amacıyla felçli hastalara dans terapisi uygulanmaktadır. Ayrıca dans etmek rehabilitasyon programlarının da bir parçasını oluşturur.





